>90’lar dilemması

>

gecen aksam arkadasların ısrarıyla aylardan sonra gece dışarı çıktık. en son ne zaman bir yerlere müzik dinlemeye gittiğimi uzun uzun düşündüm ama bulamadım (wham dağılmadan önceydi deermişim, yok yok o kadar vahim diyil durum, çocuktum ayol ben o zamanlar :) bir arkadaşın arkadaşının bildiği bir grup varmıs, latin ve balkan havaları calıyormus, çok eglenceliymis vs diyerek kandırıldım ve “pijamalarımı giysem, karamelli çayla kurabiye götürsem ya bir-iki tane” diye planlar yaparken giyinip kendimi taksim’de buldum.

neyse uzatmiyim, onbir gibi cıkacakları söylendi grubun ama bekle bekle on iki bucugu buldu neredeyse. bu arada grup elemanları da oradaydı, ortalıkta dolaşıp “bizi kesen güzel kız var mı, yok mu yoksa, hay allah o zaman direkt öküzce hareketler yapayım da dikkat çekeyim” zihniyetiyle sahne önünde tuhaf seyler yapıyordu. bi tanesi direk gibi bi seye tutunup dönerek striptizimsi figürler sergilerken, bir digeri de arkadasının ensesine mütemadiyyen patlattıgı şaplaklarla kendini ifade ediyordu :) birileri arkadaşlara, “ülen caldıgınız seylerde bi numara yok, bari böyle prim yapın” felan dedi zaar…

neyse saati geldi, sonunda cıktı bu arkadaslar ve artık, yemek ve asansör müziği olmak için bile fazla demode olan latin şarkılarla olaya girdiler. şimdi burdan isimlerini verip dinleyen arkadasları rencide etmiyim, zevk meselesi tabiy bi yerde.. ben “du bakem latin havalardan bi sey cıkmadı ama belki sonraki sarkılarda toparlarlar” diye bi ümit bekliyom, ama yok.. gerci millet o kadar saat beklediginden ve de sıkıntıdan kendini alkole verdiğinden olacak teneke çalsan oynayacak kıvama gelmisti ama ben bir türlü o gruba dahil olamadım. hala “kaa-laş-nikof!” kaa-laş-nikof “buum, buum, buum!” diyerek çılgınca eglenebilen bir kitle varmıs, ben bugun onu gördüm. doksanlardan baska bir sey calmadi arkadaslar.. bizim masanin cogu pistteydi, bana da eğlence özürlü insan muamelesi yaptı bazıları. doğru, eğlenemedim. her ne kadar bazı büyüklerimiz aksini iddia etseler de 80’lerin bir ruhu vardi, e 70’lerin ve 60’larin hastayiz zaten, günümüzün elektroniği olsun, club’ı olsun, çoğunu severek dinliyoruz fekat 90’lara gelince ı-ıh! neden 90’lı yılların müziklerinde eğlenemiyorum diye düşünüyorum; çok yakın bi tarih bi kere, oradaydım ben, ilginç gelmesi için uzuun zaman gecmesi lazım. ya da ne kadar zaman gecerse gecsin 90’lar öyle ruhsuz ve sıkıcıydı hiç bir zaman bana eglenceli gelmiycek, bilemedim.

ha bi de, müzik bayınca beni, bir sosyolog edasıylan tipleri gözlemledim, üçünü yazmak isterim:
freebag’i (al işte bu da bir 90’lar saçmalığı kardeşim, ne kadar uyuz olsam az), kırmızı-yeşil çizgili kazağı (80’lere bir freddy krueger göndermesi, olabilir) ve latin müziği eşliğinde sergilediği disko figürleriyle göbekli abi.

akraba düğününe gider gibi fön çekilmiş abartılı saçları, full makyajı, ikide bir çekelediği dekolte yakası ve “ay ben bilmem ki!” deyip yaptığı kusursuz latin dansıyla enteresan bir abla (meger kursuna gitmis ama hala “yok ben bilmem felan” diyo ya!).

herkes biraydi, votkaydı takılırken (malum sıkış tepiş bir bar söz konusu, yersizlikten fıçıların üstünde oturanlar var, o derece) parmakları arasında ustalıkla tuttuğu rakı ve su bardağıyla dikkat çeken, yaşı epeyce geçkin (orda diyil de refik’te, yakup’ta önünde mezelerle felan demlenmesini daha uygun bulacağımız bir başka abi.

neyse ben de uyuzluk etmedim cok, arkadaslar dans etti, ben masadan eşlik ettim vs. fena bir gece olmadi. bir baska gece, daha guzel muziklerin caldigi bi yere gitmeye karar verip dağildik.

neo the müzikolok-sosyolok :)
Advertisements

4 thoughts on “>90’lar dilemması

  1. >Ben de Neo’dan ses çıkmıyor, ortalıkta grip kol geziyor, aman yoksa… diye düşünüyordum ki, meğer saha araştırmasına gidilmiş de rapor yazma çalışmaları içerisine girilmiş.:))Şu gittiğiniz çok eğlenceli yerde çalanlar içinde bir ip cinsi olan bir isim taşıyan kişinin grubu mu acaba, diye sorup meraklı turşucu ruhumu ortaya koyayım, önce. Hayır, kötü niyetim yok, bir-iki arkadaşım senin anlattığın olduğunu sandığım o grubu pek beğenir de, bir davet vaki olduğunda yan çizeyim mi diye tedbir almak bab’ından sordum. :))

  2. >ah neolitik hanım’cığım, ben iflah olmam, yazının sonunda, aklım karamelli çayla kurabiyede kaldı. ben sanırım tahammül edemezdim şekerim o tiplere… ben çok keserim insanları. bakar dururum. en eğlenceli kısmı oymuş ama müzik ve gürültü daha az olsa iyiymiş. bu nedenle insanları dikizlemek isteyince en iyisi vapura binmek.benim sitede yazdığın güzel sözlerin için çok teşekkür ederim. kendimi, okurken bile şefkatle sarılmış ve korunmuş hissettim, huzur buldum. gerçekten.çok öperim seni. sevgilerimle.

  3. >:))) beni dehşete düşüren manzaralardan biri de ayaklar altındaaa sürünüyorum’u söyleyen şarkıcıların da dinleyenlerinde, ohhh ohhh tadında kıvırtmalarıdır:) telli telli faciasını saymıyorum daha bak:)

  4. >ıyvv, neolitik hanimcim, 90larin kisirligi konusunda yerdengoge haklisin. fekat fribeg? ben hala kullaniyorum, sert, deri bi tane. ben omuz cantasi tasima ozurlu coban, cok pratik buluyorum bunu. kalasnikofta nasil bir dans yapilabilir, koreografi nasil olur canlandirmaya calisip durdum birsey canlandi kafamda ama nebliim. )

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s