>tuhaf yeni yıl ve noel gelenekleri

>

ingilizler yeni yıl gecesi saatler 12 oldugunda eski yılın çıkıp gitmesi için arka kapıyı açarlarmış, ve de kapının önünden geçen ilk siyah saçlı adamdan, bir parça tuz, kömür ve ekmek taşıyarak içeri girmesini rica ederlermiş. Böylece yeni yılda o evde yaşayan herkesin yeterince yemek (ekmek), para (tuz) sahibi olacağına ve de ısınacağına (kömür) inanırlarmış.

norveç’te kadınlar Noel gecesi evdeki bütün süpürgeleri saklarmış. eskiden cadıların ve kötü ruhların o gece ortaya çıkarak, uçmak için süpürgeleri çaldıklarına inanılırmış, o yüzden de süpürgeler bulabildikleri en güvenli yerde saklanırmış. günümüzde de norveçli kadınlar noel gecesi yatmadan önce süpürgeleri saklarlar, erkekler de kötü ruhları ve cadıları evin etrafından uzaklaştırmak için havai fişek atarlarmış.

isveç’te gavle kasabasında, son kırk yıldır her noel akşamı, samandan yapılmış dev bir keçiyi yakmak gelenek haline gelmiş. devasa keçinin yapılmasına noel gecesinden (24 aralık) önce başlanıyormuş, ancak keçi noel akşamını nadiren görebiliyormuş, çünkü kasabadaki bir grup vandal keçiyi noel’den önce tutuşturmak için ellerinden geleni yapıyor ve genelde de başarılı oluyormuş. 1966 yılından beri keçi sadece 10 kez yakılması hedeflenen gece olan noel’e kadar korunabilmiş. keçiyi noelden önce tutuşturmak isteyenler noel baba ve ya da cin kılığına girip keçinin korumalarını aşmayı başarıyorlarmış.

ve almanlar da 1960’lardan beri her yılbaşı gecesi aynı tv filmini izliyorlarmış. “dinner for one” adlı bu kısa ingiliz filminden ingilizlerin haberi bile yokmuş ama almanca konuşulan ülkelerde cok popülermiş. yılbaşı akşamı bütün kanallar yayınlıyormuş ve acayip rating alıyorlarmış. filmde yaşlı, yalnız bir kadın, bir zamanlar kendisinin hayranı olan, uzun zaman önce ölmüş arkadaşları (Mr Pommeroy, Mr Winterbottom, Sir Toby ve Amiral von Schneider) için bir yemek veriyor, uşağı da masada birer birer kadehlerin başına geçip hepsini içip sarhoş oluyormuş. uşağıyla kadın arasında geçen tek diyalog, “aynı geçen yıl olduğu gibi değil mi bayan sophie?” imiş. guardian’daki habere göre, almanlar bu filmi kıta avrupasının mizah anlayışına hitap ettiği için seviyormuş. tuhaf şu almanlar gerçekten.
herkese iyi seneler, yine bir yolculuk var, dönüşte frankfurt anılarımla karşınızda olacağım. sevgiler
Advertisements

10 thoughts on “>tuhaf yeni yıl ve noel gelenekleri

  1. >İngilizler, İsveçliler, Norveçliler, Almanlarinsan bazen bıkıyor hakikaten, ne zaman kendimize, bize döneceğiz diye, bu hayranlığımızdan, onlara ait olan şeylere bilgilenme arzumuzdan illallah geldi, bizim ne kadar güzel geleneklerimiz var, onları neden kimse anlatmıyor allahaşkına, ülke kırılıyor gidiyor lay lay lom edebiyatıvİldan

  2. >neolitik hanimcim ben sizi googledan buldum pazar filesi ararken. siz blogunuzda bi yerde yazmissiniz eminonunde satildigini ama google efendi detaya girmemis, ben de acilan blog sayfanizda bulamadim. bu konuda yardim eder misiniz lutfen? ben yine ugrayip bir limonlu cayinizi icecegim, tanistigimiza sevindim :)bayancommonsense

  3. >metin bey,size de iyi yıllar diliyorum. ahmet haşim’inkinin yanında benimkinin kıymeti olur mu bilmiyorum ama yazacagim bir seyler :)…ekmekci kız,hepimiz için iyi bir sene olsun inşallah :) …teyzen,sana da mutlu yıllar :)…serpil,teşekkür ederim, mutlu yıllar. …elektra,mutlu yıllar ve de sizin için de bol gezmeli bir yıl olsun inşallah :)…vildan hanım,yazdıklarımda bir hayranlık ifadesi göremiyorum ben -ki olabilir de-, internet bir derya, eminim kendi geleneklerimizle ilgili bir sürü site vardır, bir googlemaya bakar ya da en güzeli siz de açın bir blog ve anlatın bize güzel geleneklerimizi. …bayan commonsense,eminönünde ahşap, tahta eşyalar satan bir sokak vardır, fileyi o sokağa giden yol üzerindeki bir dükkanda bulmustum. dükkanın dışında çeşit çeşit renklerde asılı duruyorlardı. mısır çarşısının ucundan çıkınca sağa dönüp biraz yürürseniz kurukahveci mehmet efendi vardır köşede, o sokağı düz devam edince filenin satıldığı dükkanı bulursunuz gibi geliyor :) olmadı birilerine sorarsınız. ben de tanıştığımıza sevindim, yine beklerim :) bu ara çayı çubuk tarçınla içiyoruz, aklınızda olsun, pek leziz oluyor. …furkan,link için ne diyeceğimi bilemedim. uçakta dağıtılan gazetede gördüm o haberi, kaç gündür de aklımdan çıkmıyor :(siteni dolaştım biraz, ezra pound’un o çok sevdigim şiirini görünce çok sevindim, ne zamandır okumamıştım. yine uğrarım. …arzu,gelenek süpermiş, seneye mutlaka yapmalı :) sana da mutlu yıllar…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s