>badem’li

>

tam şu anda, kafasını sayfaları açık koca sözlüğün ortasına koymuş uyuyor, sırtı da bacağıma dayalı durumda. evdeyseniz ve ayakta bi işlerle uğraşmıyorsanız mutlaka temas halinde olmak ister. diyelim berjer koltuklardan birinde uyuyor, siz de işinizi bitirip kanapeye yerleştiniz, kucağınızda da bilgisayar var. hemen kalkıp gelmeye yeltenir, “pişt badem, otur orda gelme” derseniz önce tereddüt eder ama söz de dinler, söylene söylene pozisyonunu değiştirip uyumaya devam eder. yemeğini yemiş olsa da siz mutfağa bir şeyler atıştırmaya giderseniz hemen peşinize takılır, bazen de yemek masasında boş sandalye bulup kurulur ve dilini hafifçe dışarı çıkararak miyavlar. bu onun “hey benim payımı unutmayın” miyavlamasıdır. sebze de sever, enginar yer, mısır ve zeytin de. ama en çok tavuk sever (bizim evdeki deyimiyle “tabık”) daha torbadan çıkarmadan kokusunu alır, pişene kadar da mutfakta size rahat vermez. sabahları çok erken uyanır, çok aç değilse uyanmanızı bekler, zaten ayak ucunuzda uyuyordur, bakar kalkacağınız yok o da uyur, uyur. ama bazen aç uyanır, öyle sabahlarda iki yöntemi vardır, ya masanın üzerindeki küçük bir şeyi yere düşürür (kalem vs) ya da yastığınızın yanında kafanızın dibinde öylece durur. gözünüzü açar açmaz da miyav der, sonra yakın mesafeden yüzünüze bakmaya devam eder, “acıktım, mamamı vermeyecek misin?” bakışıdır bu. içerdeki odadayken patilerinin gecenin sessizliğinde parkede çıkardığı sesi duyar tedirgin olursunuz, koridorda neredeyse yetişkin biri yürüyormuş hissi verir ama bir bakarsınız bizim tombiş bademmiş gelen. ben bu satırları yazarken iyice kıvrılıp derin uykuya daldı, fotoğrafını çekerken bir blog kahramanı olduğunu bilse ne düşünürdü acaba diye geçti aklımdan. mesela “hey bana tombiş deyip durma, kemiklerim iri benim” ya da “hoop, nicedir benden bahsetmemişsin, ayıp oluyo!” diye arsızlık mı yapardı, yoksa kendisi hakkında yazdıklarıma şöyle bir bakıp, mağrur bir şekilde uykusuna geri mi dönerdi. bilemedim.
Advertisements

5 thoughts on “>badem’li

  1. >Neo, Badem çok tatlı ya.Benim Maviş te pek komiktir, hadi tabık normal de, biz kahve içerken rahat vermiyor mutlaka ona da ikram ediyoruz tabağına koyup, ayriyetten bitki çayı, yumurta ve iç bakla sever :)Dur ben sana bir ara Maviş’in resmini yollayayım da o komik suratı gör :)

  2. >Üçüncü şık doğru gibi geliyor bana Neolitik Hanım… Kahve içen kediyle de ilk kez karşılaşıyorum! Maviş ağzının tadını biliyormuş…

  3. >Serpil Hanım,Valla bi cast ajansıyla görüşmekte fayda var! (Bu cümlem yarı-şaka, yarı-ciddidir.) Ama dikkat etmek gerek; bu adamlar çok gaddardır inanın, vukuatları çoktur. (Bu ise ciddi.)

  4. >serpil,kahve sevenini ben de hiç duymadım yahu :) bizimki bir de mısır cipsi yiyor, çok tuzlu diye vermek istemiyorum ama bi tane vermezsem rahat bırakmıyor haylaz. maviş gerçekten çok tatlıymış, iyi ki var maviş ve badem diy mi? :)…metin bey,doğru diyorsunuz, umrunda olmazdı bizimkinin.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s