sanki eve döndüm

anlatması zor. uzun ve “artık dönmem lazım, çok uzaklaştım” diye zaman zaman endişelendiğim bir yolculuk sonrası eve dönmüş hissediyorum kendimi. ben olmayan şeylerin beni yönlendirmesine izin vermişim, beni mutlu edeceğini umduğum şeylerin peşinde… uyanıp kendime gelmem uzun sürdü, hala da bi sersemlik var üzerimde ama iyi olacak, biliyorum.

…”inat etsem bile bırakmazlar, sahibim var”

Advertisements

3 thoughts on “sanki eve döndüm

  1. günaydın neocum,
    anlıyorum bunu.
    klişe olacak ama döndüğün yer hep değişir, sen de değişmişsindir. beklentiyi buna göre oluşturmak, bunu bilerek döndüğün kendine insaflı olmak gerek. uğradığın o uzaklara, sonra geri döndüğün yere, kendine ve “sahibine” biraz pay bırakarak bakmanı öneriyorum. kısacık ama içinde bir çok düşünceyi saklayan bu güzelim paragraf beni senin adına hem mutlu etti hem de yukarda dediğim nedenlerle azıcık kaygılandırdı. “dönüş” hatıralarla yüklüdür, ama yenilenme niyeti de taşır ya, kedi adımlarıyla hareket etmek, kedi dikkatine, kedi temkinliliğine sahip olmak gerek. neyse ki badem yanında:) kedilerden öğreneceğimiz çok şey var.

    seni düşünürken hayal dünyamı kışkırtıyor bu kendinden haber verdiğin kısa yazılar ve uzaktan boşlukları doldururken yanlış senaryolar kuruyor olabilirim. bu, hoşuma giden bir oyun. umarım seni aşırılığı ile sıkıntıya sokmuyordur.

    sevgiler, badem’e hürmetler;)

  2. periciğim,

    kaygı ki en çok yakışandır bize diyorum :) oruç sayesinde girdiğim manevi iklim, badem’le başbaşa sahurlar vs bana “gerçekten ne istediğimi” tekrar tekrar düşündürttü galiba. yoksunluk ve vazgeçme pratiği ile geçen günler boyunca, bir zamanlar olduğum insandan uzaklaştığımı ve uzun zaman bunun yol açtığı soru işaretlerinden köşe bucak kaçtığımı fark ettim.artık kaçmıyorum, başkalarıyla değil belki ama kendinle yüzleşmek işe yarıyor sanırım. temkinliyim, hatta bazen fazla temkinli ama dediğin gibi öyle olması iyi. daha uzun yazıp hayal gücünle oynadığın oyunu bozmayayım :) yorumların hiç bir zaman sıkıntıya sokmaz beni, bilakis bir ayna daha tutar gibi olurum kendime okuyunca….

    badem geçen hafta birazcık hasta oldu, bi veteriner ziyareti sonrasında oradaki kedilerden kaptığı bi virüs epey sarstı badem’i, görsen hareketsiz, iştahsız, sürekli uyuklayan bambaşka bi kedi oldu, korkuttu beni. hemen veterinere tekrar gidildi, antibiyotik verildi. en sevdiği yemek olan tavuk suyuna çorbaya gizleyip içirdim ilaçlarını, şimdi iyileşti, ona çok iyi baktığım için beni daha çok seviyor artık sanki :) karakteri değişti, tüylerini minik bi tarakla taramama bile izin veriyor ki genelde tırmalardı. ayak ucumda yatıyor şimdi, hürmetlerini iletiyorum. bizden de tina’ya saygılar, selamlar :)

  3. neocum,
    ben de az önce duş alıp, dişlerimi fırçaladım; sigarayı bırakmaya niyetliyim de kalıntıları gitsin istedim. bir nefis terbiyesi şart bana da. sigarayı bırakırsam, zaten en basit ve temel olanı içeren dünyevi alemimden tümden manevi aleme intikal edeceğim ki, işin sıkıntısı, epeydir bunaldığım kendimle orda daha derin bir bağ içine girmek zarureti hasıl olması:)

    badem’e çok geçmiş olsun. şükür iyileşmiş.

    temkin iyidir, ama aşırıya kaçıp da tatsızlaştırmamak lazım iyice hayatı. şimdi bir öyle bir böyle, ne diyorum belli değil ama, şu her derde deva hap önerilerden, “kararında, kısmet…” gibi lafları edip hiçbir şey dememiş olayım temiz temiz;)

    sevgiler.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s