yangın yeri

gün, gözümüzün önünde tutuşan eski bir ahşap evin yanışıyla başladı. şişhane’den unkapanı’na giden yolun kenarındaki eski ev artık yok. dört katlı bir binaydı, yanındaki tuğla binaya yaslanmıştı, öyle çok eski de görünmüyordu sanki, iyi bir tadilatla eski günlerine dönerdi belki ama beton bina sevdalıları, soyu tükenen ahşaba yine acımadı. çıkış sebebine dair bir bilgim yok lakin birilerinin yaktığına eminim.  evdeki alevleri ofisin penceresinden ilk wasfiye gördü, “aa yangın çıktı” diye bağırınca camlara koştuk, itfaiyeyi aradık, zaten yoldalarmış, alevler çok kısa sürede bütün evi sardı. üç araç geldi söndürmek üzere, ama pek de etkili olamadılar, ev çok kısa sürede tümüyle yandı. önce ön cephesi yıkıldı, kalan duvarlar da kısa süre sonra kendi içine çöktü, geride bir bacası kaldı derken, o da devrildi. şimdi kocaman, kara bir boşluk var evin olduğu yerde. bi yangına bu kadar yakın olmak sarsıcı, üzücü ve etkileyici bir tecrübe oldu. binadan yükselen alevlerin sıcaklığı caddenin karşısındaki bizim ofisin pencerelerine kadar ulaşıyordu. içinde kimsenin yaşamıyor olması büyük şans, o kadar hızla başlayıp bütün binayı saran bir yangındı ki…

yangınla ilgili haberlere baktım, itfaiyenin müdahalesiyle “büyümeden söndürüldü” diyor, büyümesi mi kaldı, gitti koca bina! ha, etrafa yayılmadan söndürüldü demek istiyorlarsa o başka (bkz. haber yazamayan gazeteci)

yangın sebebiyle elektrik kesildi, biz de ofiste boş durmayalım diye sahaf festivaline gittik, çok güzel kitaplar aldım. onları da yarın anlatım sevgili günnük :)

Advertisements

7 thoughts on “yangın yeri

  1. Bir ev yıkılınca kaç hayatın hatırası da yıkılıyor kimbilir. Çok üzülürüm ev yangınlarına, hep de böyle yapıyorlar, ya mirasçılar ya da göz koyan birileri yakıyor eski evleri. O evi de görürdüm gelip geçerken, resme bakarken düşündüm, kaç hayat, kaç anı. Her taşına yüklenmiş kaç mana.. Kaç kişinin rüyasına giriyordur o ev (ben hep rüyamda çocukluğumun evlerini görürüm) ve sonra, o rüyaları görenler de ölünce, hiçkimseden hiçbir şeyden hiçbir esame kalmayacak. Belki böylesi en iyisidir, kimbilir. Sonsuzluğa kadar var olmaya kim tahammül edebilir ki?

    Ay, sıkıldım kendimden. Ne depresif bir yorum oldu. Özür dilerim Neolitik Hanımcığım. Şu adab-ı muaşeret şeysi yazısını da merakla bekliyorum :)

    Sevgilerimle.

  2. A, Passive gelmiş! Ne hoş. Arada bakıp duruyordum sayfana, kapalıydı tabii, ne ara geldin ki? Neyse, iyi haber bu, çok sevindim.

    Neocuğum, yangınlar beni de üzer. En son düğün alanında bir yangın çıkmıştı, hani bizim davul zurnacıların orada, bir tek ona üzülmedim. Valla yalan yok, hiç ama hiç üzülmedim. Onlar da üzülmedi zaten, ev yanarken göbek attılar.

    Aldığın kitapları söylemiştin ama uzun uzun anlatmanı bekliyorum. Yarın nöbetten çıkınca kahve eşliğinde okuyacağım -inşallah-(?) Kendi kendini gerçekleştiren kehanet oldu bu, öyle olsun;p

    Sevgiler canım.

  3. Merhaba Justine :) Teşekkürler, yeni geldim sayılır. Neo belki eskilerden biraz bilir, arada bir geliyorlar ben de gidiyorum. Sonra esiyor gene geliyorum. Önceden, drama queenliğin zirvesindeyken yani, acıklı ayrılık postları da yazardım ama artık en azından ondan vazgeçtim, huysuzluklarımı sessizce yapıyorum, tantrumlarımı sessizce geçiriyorum ki karizma daha da, daha da çizilmesin. :P

    Sevgiler.

  4. pa’cığım,

    ben de çok üzüldüm. bakma sahaf festivaline attım kendimi, neşelendim filan ama dün pencereden evden geriye kalan o boşluğa bakıp durdum. yapan ustaları, yaşayanları düşündüm. ben de çocukluğumdaki evleri görürüm rüyamda. bir anlamı vardır kesin.

    depresif veya neşeli her türlü yorumunuz başım üstüne burda, müsterih olunuz reca ederim :) görgü sözlüğünü yazıcam, bugün biraz yoğun, yarın inşallah.

    not: arada kaybolmalarını, geri dönüşlerini de seviyoz biz, her türlü :)

    sevgiler.

    ***

    justine,

    ev yanarken göbek atmak da iyimiş :) aslında söndürecek bi şey yapılamıyorsa olabilir sanki.

    kitapları yazıcam, bugüne yetişmedi. işler, güçler, misafirler var ofiste.

    öptüm.

    ***

    sevgili serpil,

    kitaplar yarına kaldı. yazacağımdır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s