turist dostu neolitik hanım ve maceraları

efenim, işe gidip geldiğim güzergah itibariyle şehrimizi ziyarete gelen ecnebilerle sık sık karşılaşıyor ve kendilerine karışık hisler besliyorum. şöyle ki, ben kös kös işe giderken bu arkadaşlar, kendileri gibi neşeli, gürültücü kimselerle birlikte ellerinde haritaları, sırtlarında çantaları, ayaklarında kah parmak arası terlikleri kah -bazen çoraplı- giydikleri sandaletleriyle benim de içinde bulduğum tramvay olsun, tünel olsun taşıtlara doluşuyorlar. önlerinde gezip tozacakları koca bir gün olan bu sevimli kişileri çok kıskanıyorum. yabancı bir şehirde olmak ve gezmek, bazen o kadar cazip geliyor ki, bildiğin öfkeleniyorum bu insancıklara! allahtan bi yandan da hümanist bi kişiyim, kendimi tutuyor, gıcık gıcık bakmıyorum, bazen gülümsediğim de oluyor (yalana bak!).

dün çeşitli vesilelerle çeşitli milletlerden turistlerle iletişim kurmak durumunda kalınca, “allah allah, nedir, ‘information desk’ sinyali mi veriyorum bugün aceba” diye düşündüm. ilk hikayede, sabah tramvayda yanımda oturan beyefendi, yaşlıca bir hanıma yerini verdi, zayıf, 70’li yaşlarda bir hanımdı. kendisine yer verilmesine şaşırdığını, geldiği yerde hiç böyle şeyler kalmadığını söyleyince, “burda da pek kalmadı aslında” dedim. gülüştük, başladı anlatmaya, almanya’danmış, küçük bir şehirden gelmiş, orada doğru dürüst toplu taşıma yokmuş, burda ne güzelmiş, tramvaylar falan, orada araba kullanmak zorunda kalıyormuş. sohbet ede ede karaköy’e geldik, tam ben inerken “karstadt, schöner shoppen..” yazan bez torbamı fark etti, bi sevindi, “aa almanca!” diye, gider ayak “münihten aldıydım, laylon torba kullanmıyorum” diyerek “türkler çevreye önem verir” mesajı da verdim yalandan ehehe

ikinci turist maceram tünelde oldu,  pazartesi öğlene kadar ücretsizdi ya toplu taşıma, tünel’de elinde biletle kalakalmış bi grup japon tipli ama aralarında portekizce konuşan turist (brezilyadan olduklarını düşündüm) “ama, ama niye bilet almadılar” diye merakla sordular. hadi, onlara da anlattım, “okul açılıyır, belediye vatandaşa kıyak yaptı” diye.

üçüncü ecnebi interaksiyonu da balık pazarındaki fırında oldu. çavdar ekmeği alacaktım, amerikan aksanlı bir kadın da minik beyaz ekmeklerden aldı, “kaç para” diyip bozuk paralarını çıkardı, bi yandan da oyalanır bi hali var, sonra aniden bana dönüp,” ingilizce biliyorsunuz diyil mi, nedense bildiğinizi düşündüm, şu minik ekmeklerin çavdarlısı var mı, sorar mısınız?” dedi. “tamam” dedim, sordum, yokmuş. o arada benim çavdar ekmeği dilimlendi, dedim “bunlardan almaz mısınız, paylaşalım? kadın o kadar şaşırdı ki! “uygunsuz mu kaçtı acaba” diye endişelendim. merak etti, koca ekmeği de tek başına almak istemiyor belli ki, diye düşündüydüm. “teşekkürler, gerçekten çok naziksiniz, sağolun” dedikçe, ben ısrar ettim iyi mi? (bkz ikramda ısrarcı türk  :) “zaten bana da çok bu, biraz alın” dedim ama yok, almadı, ben de hafif bozulup, “oldu o zaman “have a nice evening” diyip, hafiften trip yaparak fırından çıktım :)

bu sabah da tünelin tek ve son durak olduğuna ikna olmadığı için herkes inerken,  tünelde sarıldığı boruyu bırakmayan kadına, “this is only and last stop beybi” dedim :) ama hala etrafa sormaya çalışıyordu! kafayı uzatıp baksa görücek gidicek bi yer olmadığını ama yok, inanmadı benim dediğime. “aman, ne halin varsa gör!” diyip ofise devam ettim. hala tünelde bi aşağı bi yukarı gidiyor olmasından endişeleniyorum :)

neolitik
the tourist magnet :)

Advertisements

4 thoughts on “turist dostu neolitik hanım ve maceraları

  1. Ne güzel bir yazı, çok güldüm okurken.
    Turistleri gördükçe sık sık ben de bu duyguya kapılırım. Sen şehrinde gündelik hayatını yaşarken alabildiğine gezen bu insanlara özenmemek mümkün mü ? Seyahat etme isteğin depreşir, her şeyi bırakıp gitmek istersin.
    Neyse ki ben İstanbul’da da kolayca turist gibi hissedebiliyorum kendimi. İlla bir kaç yıldır gitmediğim bir semt, daha önce geçmediğim bir sokak çıkıyor. Gezip gezip mutlu bir şekilde evime dönüyorum. Polyanna mıyım neyim ?

    Bu ara ben de seni çok kıskandığımı söylemeliyim, çalıştığın bölge itibariyle. Yaklaşık 20 yıl oldu İstanbul’a geleli. 6 işyerinde çalıştım ama bir tanesi de Taksim, Karaköy, tünel falan civarında olamadı. Hala hep dilediğim şeylerden biridir. Kıymetini bil…

  2. Efendim ben yurt dışındayken:P ( bakınız kaç kez daha başınıza kakacağım) o seningördüğün turistler gibi dolanırken, günlük bilet mi alsak, saatlik mi falan diye elin gavurunun metrolarının bilgilendirme yazılarını okurken falan keşke sizin bibi turistşinas insanlarla karşılasa idik. ne hoş bir amme hizmeti yapmışsınız, terik ederim. yalnız o tünelde hala gidip gelen turist çok dokandı gece gece, yarın bir uğrasan da zorla da olsa indirsen.

  3. Neocuğum,
    Bu sıra çok gemi geliyor, sana daha çok iş düşeceğe benziyor. Bir bakmışsın onlardan biri bloggerdır ve o da seninle olan anısını anlatıyordur, bir yerlerde…
    :))

  4. ışın,

    yazıyı beğendiğine çok sevindim :)

    dediğin gibi istanbul’da keşfedilecek, turist havasına girecek çok yer var. bi de üşenmeyip gezsem, bu ara pek bir ev insanı oldum.

    çalıştığım bölgeden memnunum, olmamak nankörlüğe girer zati :) ama istiklal caddesini hiç sevmiyorum, ara sokaklardan, çukurcuma’dan ya da tünelden gidip geliyorum eve.

    ***

    elektra,

    ya dogru dedin, bi de jeton almak için debelenenler var, onlar ayrı bir kategori :) onlara da yardım ediyorum, sevaptır.

    valla, ben dedim o kadına, in dedim, yol bitti dedim, yok inanmadı. sonsuza kadar gidip gelicek, lanetledim kendisini :)

    ***

    ekmekçiğim,

    evet ya, ne çok gemi var karaköy’de kocaman kocaman! geçen gün birini limandan ayrılırken izledim, çok acayip bi manzara, daracık boğazda bembeyaz, dev gibi bir şey.

    ne güzel demişsin, “belki onlar da bloglarında seni anlatıyorlardır” diye… hoşuma gitti bu fikir.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s