ordaa, bir fuar var uzaktaa :)

her sene aynı soru, fuara gitsem mi, gitmesem mi? yeni çıkan kitapları gördükçe hevesleniyor, gideyim indirimli alayım, gözden kaçmış yeni/eski kitapları keşfedeyim diyorum ama o kadar yol, bir de kalabalığı düşününce gözümde büyüyor. geçen yıl gitmedim, bu sene baktım sevdiğim yazarların kitapları arka arkaya yayınlanıyor,  gaza geldim… iyi de oldu, sabahtan vakitlice gittim, listemdekilerin büyük kısmını da aldım.

– fuar bildiğiniz gibi, bu yıl da yine kaf dağının ardında, o büyük kulenin altında :) epey bi yol gittikten sonra kuleyi görünce insan bi seviniyo,”hah yaklaştık” diye.

– haftaiçi sabah 10’da açılıyor, ilk bir saat tenha gibi ama sonra müthiş bir öğrenci akını oluyor, standlara yaklaşmak giderek zorlaşıyor. yayınevinde çalışan bir arkadaşım saat dörtten sonra tenhalaştığını söyledi, bir de bu sene geçen yıla göre ziyaretçi sayısı azalmış, bence millet “çok uzak” diye ayağını kesti. taksim’den servisler de kaldırılmış, onun da etkisi olmuştur kesin.

– ishiguro’nun noktürnler kitabını alayım dedim, parasını ödemek üzere kitabı uzatınca görevli, “çok iyi bir seçim yaptınız” dedi coşkulu bir sesle, sonra da size bir de şu kitabı öneririm diyerek kirpinin zarafetini gösterdi, bana ha! :)” hmm okudum ben onu” dedim, “ishiguro da sevdiğim bi yazardır.” ya tamam ukalalık yapmak, kitaplara kutsiyet atfetmek istemiyorum ama böyle de satmaya çalışılmasa, ne bileyim, gömlek aldım da üzerine de şu hırkayı kombinleyelim gibi.

– gerçi okurlar da bi acayip… bugün bi kadına, görevli çocuk bir yazarı tavsiye etti, hatırlamıyorum şimdi yazarı, kadın “yane, benim eşim okuyamadı onun kitabını, yarısında bıraktı, okuyamadı” diye şikayet ediyordu! hanfendü kitap yarıda kaldı diye çocuk napsın? paranızı mı geri versinler, yazara mı kızsınlar dönüp, “bak hanfendinin eşi yarıda bırakmış, güzel yaz, bi daha olmasın!” diye :)

– ahmet büke, barış bıçakçı ve ishiguro’nun yeni kitaplarını, şule gürbüz’ün ilk kitabı kambur’u tekrar basmış iletişim, onu aldım. fuarın bu yılki konuğu mısır edebiyatı imiş, nicedir aklımda olan necip mahfuz’un üçlemesini de bu vesileyle attım çantaya… ailem ve öteki hayvanlar’ı  hediye etmek üzere tekrar aldım, bir de uygun fiyatlı klasikler vardı, onları da kaçırmadım. geriye, bütün bunları okuyacak zamanı bulmak kaldı.  internetten zaman da indirilsin, evet :)

Advertisements

13 thoughts on “ordaa, bir fuar var uzaktaa :)

  1. Ben de Ctesi gittim Neocum, gerçekten bazı yayınevlerinin çalışanları ilginçti, hele biri vardı o kadar çok konuşup kitapları anlattı ki bakamadan kaçtık oradan :) Bazıları da çok ilgisizdi, cep telefonlarıyla konuşarak oyalanıyorlardı.
    Turkuvaz’da 1-2 liraya falan kitaplar vardı, sen klasikleri hangi yayınevinden aldın, çeviri mi Türkçe mi
    Ben de zaman istiyorum, bir de kitap dergileri kataloglar vs alınca stres oldu :)
    Barış Bıçakçı ve Şule Gürbüz (senden ötürü :) aldım
    Yakın olsa yine gitmek isterim, fuar Taksim’deyken birkaç kez giderdim, üniversitede öğrenciydim o zaman, bu yıl 30. fuar olduğuna göre ben de 30 yıldır gidiyorum yani, bak matematik bilgim ne kadar iyi : D
    Bu eski fuar muhabbeti de nerede o eski bayramlar gibi oldu artık :)
    Kitaplarını keyifle oku Neo, çok sevgiler

  2. serpilciğim, evet, turkuaz yayınlarından aldım, kapakları çok güzeldi, çeviri de fena diyildir diye umuyorum.

    şule gürbüz iyidir, barış bıçakçı’nın hepsini değil bazı kitaplarını sevmiştim, bu yeni çıkanı da merak ediyorum.

    ben de bi kez daha gitmek isterdim, öğrenciler doluşunca iyi bakamadım bazı standlara. doğru diyosun, nerde o eski fuarlar :)

    sen de kitaplarını güle güle oku, yarım bırakma :) sevgiler çok.

  3. Orda uzaktaki yere taşındı taşınalı gitmedim, gitmem.
    Alırım kitabımı kitapçıdan rahat rahat zaman ayırıp karıştıp bakarak, olur biter.

    Evet evet, kesin internetten zaman da indirilsin! :))

  4. biz de dün ordaydık, sadece çocuklara kitap alacağız diye konuştuk.. tahmin et noldu:)) eve zor taşıdık kitapları :)) bizim okula ve eve yakın olduğu için gayet işimeize geliyor.. yani biz kaf dağının ardında oturuyoruz :))) ama çok romantik hep anka havasında insanlar burda.. uzak, ulaşılamaz ve efsanevi :))

  5. ekmekçi kız,

    ben seviyorum aslında fuarı, bi sürü yeni yazarı/kitabı orda keşfediyor insan. bu gidişimde tokyo’da geçen bir polisiye buldum mesela, hiç görmemiştim daha önce.

    fuar taksim’e geri gelse keşke. kapsamını daraltsalar olur aslında, ders, yabancı dil vs gibi kitaplar yayınlayanlar ayrı bir fuar yapsa mesela, onlar da epey bi yer tutuyor.

    ***

    jasmina,

    ehem demek oralarda oturuyorsun? :) ya biz böyle merkezde oturunca bize her yer uzak geliyor, bencillik bizimki de tabiy… fuara yakın oturanlar aklımıza gelmiyor hiç. ne diyim, tadını çıkarın fuarın :)

  6. :)) yahu siz merkezdesiniz en azından ama biz hem dağ başındayız hem uzağız.. ama napalım yolda çoluk çocuk sürünmemek için buralardayız ama aslında bizim taraf denize bakıyor ve tertemiz, trakya havasına benzer, bir havamız muhteşem gün batımlarımız var.. burası yazlık yeri gibi daha çok :)

    SUNCE

    mesela :)

  7. Oooo, oraya gidene kadar Eskişehir’e gezmeye giderim ben :) Daha merkezi bir yerde fuar istyoruz diye gösteri mi yapsak ne ?
    Şule Gürbüz’ü sayende tanıdım sevgili Neo, Zamanın Farkında güzeldi, Kambur’un yeni basımını da görür görmez aldım. Mephisto’dan. Şu ara İstanbul’daki en sevdiğim kitapçı. Hem İstiklal hem de Kadıköy şubeleri. Aradığım her şeyi buluyorum genelde. Kıyıda köşede kalmış kitapları bile..
    Benzer kitaplarla ilgilenmişiz. Ishiguro’yu ben de okumak istiyorum. Barış Bıçakçı’nın son kitabını bitirdim, beğendim ben. İzlenimlerini bekliyoruz.

  8. asli,

    üşeniyo insan bi yandan da, anlıyorum seni. belki sesimizi duyan olur da seneye şehre getirirler fuarı.

    ***

    jasmina,

    fotoğraf süpermiş. çoluk çocuk yollarda sürünmemek de çok akıllıca, bi arkadaşım okula yakın ev tuttu bu yüzden. yazlık yer gibi diyosun, e şahane :)

    ***
    ışın,

    kambur şule gürbüz’ün ilk kitabı galiba, yıllar önce almıştım, kaybolmuştu, yeni baskısını görünce sevindim çok.

    mephisto’yu ben de seviyorum, kırtasiye bölümü de çok çeşitli.

    şimdi fantastik seri zaman çarkı’na başladım, kardeşim hediye etti. bi süre elimde o olur diye tahmin ediyorum, epeyce kalın bi kitap zira. sonra gelsin fuar kitapları :)

  9. Allahallah, kaçtır “Kambur” diyorsunuz, merak ettim valla. O kitap bende de var, yıllardır duruyor bir kenarda. Çok güzel demek, okuyayım o zaman. İlk önce bulmam gerek tabii!

    Netten ben de zaman indirmek istiyorum Neo, nasıl da cin fikirlisin şekerim, bayıldım;p

    (fuara yetişemedim, haftaya sizin şehirdeyim inşallah)

  10. kambur eski kitaptır, taa ne zamandan aklımda kalmış. şimdilerde şule gürbüz’ün yeni kitabını okudum ya, ilk kitabı da aklıma düşmüştü, bu sefer minik değil de normal kitap boyunda basmışlar. okuyayım bi hatırlayayım.

    oo bekleriz şehrimize, parklar, kaldırımlardaki ağaçlar pek güzel sonbahar renklerine büründü, sizi beklerler :)

  11. o zamanlar solcuydular, muhaliftiler, mağdurlardı falan. şimdi işadamı, kapitalist, mağrurlar. onun içindir ki kafdağının ardıymış, servisler iptalmiş, panayır yeri gibiymiş, bunlar umurlarında bile olmaz tüyap’çı beyefendilerin. hem zaten binbir fuar içinde kitap fuarı ancak binbirinci sırada gelir onlar için artık. boşuna kızıp duruyoruz. tavşan dağa küsmüş işte.

    “nerde eski fuarlar!” da demiyorum. eskisi de boktandı çünkü.

  12. eski fuara bir kez gidebilmiştim, acayip bir kalabalık hatırlıyorum. fuar hep uzaktı benim için, bazı yıllar daha hevesli oluyor gidiyorum, bazı yıllar üşeniyorum. sizin yazdığınız açıdan düşünmemiştim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s