tatlı, bilge, munis mürsel…

etrafımda ne çok kedi var diye mutluydum ya ben, badem var, dönem dönem ofiste misafir ettiklerimiz var (sukapan, kocakafa, malus), arkadaşlarımın kedileri var vs… işte onlardan birini kaybettik, çok üzgünüm. buraya da yazmıştım hikayesini, iki yıl önce (ajandama kaydetmişim, 9 ocak 2010’da afyon’dan gelmiş) girmişti hayatımıza. bir süredir görmüyordum ama haberlerini alıyordum, fotoğrafları da geliyordu zaman zaman. birkaç haftadır böbrek sorunları yaşıyordu, cins kediler pet shop’ta bir an önce satışa konulsun diye erkenden annelerinden ayrılıyormuş, hem hayati önemdeki anne sütünü alamıyor, hem de erkenden mamaya başlıyorlarmış, bu da böbreklerine iyi gelmiyormuş. mürsel’in de başına bu gelmiş olabilir demiş veteriner.

bloga yazıp yazmamakta tereddüt ettim, onca acı, kayıp vs varken ama ben sevgiyi kategorilere ayırmadan, hiyerarşi kurmadan yaşıyorum, mürsel içimdeki sevginin, muhabbetin yöneldiği bir canlıydı, sevgiyi çoğaltan, baktıkça kalbimi yumuşatan, sevdikleriyle, sevmedikleriyle, türlü güzel huyları olan çok tatlı bi kediydi. hem üzüntümü yazar sizinle dertleşirim, hem de içinizde pet shop’dan kedi-köpek edinmek isteyenler varsa o acımasız ve kirli düzenekten haberiniz olur dedim.

daha 4.5 yaşındaydı, çok iyi bakılıyor, seviliyordu, sevdiği bir arkadaşı vardı mutti, uzun, mutlu bir hayat yaşamış bir kedi olabilirdi… olmadı.

giller’in kedili takvim ve ajandaları var ya, ona mürsel ve mutti’nin fotoğraflarını göndermiştim, bu seneki öğrenci ajandasına koymuşlar. oraya mürsel için şöyle yazmışım: Sessiz sakin görünür ama evin içinde kovalamaca oynamaya da bayılır.  Su kabına çenesini dayayarak uyuyacak kadar su hastasıdır. 

mürsel’i anlattığım yazı:

İngiliz kısa tüy mü, tekir mi?

Advertisements

12 thoughts on “tatlı, bilge, munis mürsel…

  1. Çocuklarımın bildiği bir Siyam kedisinin başına da benzer bir şey gelmişti, o da pet shopdan alınmıştı. Bir metabolizma sorunu varmış, gelişememiş, sık hastalanmış ve sonunda erkenden göçmüştü, o da :((
    Ne denir? Göçtüğü yer su başı olsun…

  2. neocum,
    canlının parayla alınıp satıldığı, eğlence aracı niyetine canına okunduğu her yerin karşısında olmak, “ama arz-talep” teranelerini yutmamak ve canlının tüketicisi olmamak boynumuzun borcu. insanevladının kibri ne sınır tanımaz bişey…

  3. neocum, başın sağolsun. çok, çok üzüldüm. “sevgiyi kategorilere ayırmadan, hiyerarşi kurmadan yaşıyorum, mürsel içimdeki sevginin, muhabbetin yöneldiği bir canlıydı,” demişsin ya, çok katılıyorum bu sözüne ve toti hanım’ın “insanevladının kibri ne sınır tanımaz bişey…” sözüne de. bunların üstüne ve üzüntülerimi bildirmekten başka bir şey diyemiyorum.

    sevgiler çok neocum.

  4. Hayvanlar bizlerden farklı, onları bir şekilde eğitmek ve düzene sokmak anlamsız geliyor bana. (evet, insan düzen istiyor, hep ister) Çok küçükken kafeste yaşayan muhabbet kuşum ölünce öyle çok ağlamıştım, o kadar dokunmuştu ki o acı bana, yemin etmiştim, bir daha evde hayvan bulundurmayacağım diye. Sonra sizlerden duyuyorum işte, geçen Toti Hanım Kipper’ın rahatsızlığından bahsetti, şimdi de Mürsel. Çok üzüldüm Neocuğum, ve söylediğin sözde öyle haklısın ki, elbette bahsedeceksin onca acının arasında, çünkü bu bahsedilen acının diğerlerinden farkı yok. Ne eksik, ne fazla, sevgi hiyerarşi kurulmadan yaşanırsa elbette bu böyle olur. Diğer türlüsünü düşünemiyorum ben. Tatlı, güzel Mürsel kalbini yine yumuşatsın Neo, lütfen neden öldüğüne takılma, sizinle çok mutlu olduğu zamanları düşün.
    Çok sarılıyorum, başın sağolsun canım.

  5. sevgili neo başın sağolsun. nasıl da güzel kuruluyormuş lavaboya. daha önce bizim de başımıza gelmişti. insanı ne derece üzdüğünü çok iyi biliyorum. justine’in dediği gibi güzel bir hayatı oldu diye düşünmek insanı biraz rahatlatıyor. çünkü sokak hayvanlarının ömrü çok kısa oluyor.
    insanın hayvanlarla kurduğu bağ ne kadar derinleşebiliyor aslında. ki bu çok farklı hayvanlar da olabiliyor. hiç ummadığım bir adamın su kaplumbağasının ardından gözyaşı döktüğünü görmüştüm ve çok şaşırmıştım.
    son olarak bence de bir ayrım gözetmemeli. bir savaşta ölen insanlar kadar kuşlara da üzülüyorum ben. hepsi kayıp, kaybımız…

  6. Sevgili Neo, çok üzüldüm, başın sağolsun. Can candır, ne kadar acı yaşansa da etrafta bir kedinin, bir canlının ölümü elbette etkiler bizi. Hele böyle birlikte yaşamış, bağ kurmuşsan onunla. Pet shoplar yüreğimi acıtıyor, ne yapmalı bilemiyorum.

  7. ekmekçi kız,

    çok teşekkür ederim. ne güzel demişsin, “göçtüğü yer su başı olsun”.

    ***

    toti hanımcım,

    kibir bu gerçekten, kendinde bir canlıya her şeyi yapabilme hakkı görmek. pet shop’larla ilgili bi kampanya, bi şey yapmalı…

    ***

    periciğim,

    çok teşekkür ederim, sizleri de üzdüm bu haberi paylaşarak, yazmasam bilmeyecektiniz ama içimden yazmak geldi, yorumlarınızı okumak da iyi hissettirdi.

    benden de çok sevgiler.

    ***

    metin bey,

    size de çok teşekkür ederim. sizin de yaşadığınız bir üzüntü bu biliyorum…

    ***

    justineciğim,

    sana katılıyorum, hayvanları eğitmek, düzene sokmaya çalışmak beyhude… ama kaybetme korkusuyla onların sevgisinden vazgeçemiyorum ben. yani seni anlıyorum, o kadar bağlanıp kaybetmek insanı çok etkiliyor ama bir yandan da onunla kurduğum bağ çok kıymetli. kedilerden söz ediyorsak, evde olmayı seviyorlar, (ideali korunaklı bahçeli ev olur tabiy) sevilmekten, güvende olmaktan mutlular. sokaktan bir kedi almak o yüzden hep teşvik ettiğim, önerdiğim bi şey. badem sokaktan alınmış, mutti de öyle. birine bile sıcak bir yuva vermek, can yoldaşlığı etmek fikri iyi geliyor.

    dediğin gibi yapmaya çalışıyorum, bizimle güzel zamanlar geçirdi, kısa ama mutlu bir hayatı oldu diye düşünüyorum.

    ben de sarıldım. çok sağol.

    ***

    alkım,

    teşekkürler. çok tuhaf yerlerde uyumayı seviyordu, minicik yerlere sıkışıp sessiz sessiz uyuyordu mürselcik…

    dediğin gibi sokak hayvanlarının ömrü çok kısa oluyor, bizim sokaktaki kedilere bu akşam mama vere vere yürüdüm eve. hava da nasıl soğuk. dışardaki bütün canlıların allah yardımcıları olsun.

    ***

    sevgili ışın,

    çok teşekkür ederim. pet shop meselesi vahim. ara ara haberler çıkıyor ama ciddi bir şekilde ele alıp kapatılması için çalışmak lazım. hiçbir şey şey olmasa da oralardan kedi-köpek edinecek insanlara mani olmak belki?

  8. Beş litrelik plastik su bidonunun dibini kesip su kabı yapıldığını görmüştüm. Asıl zekice yöntem, birileri devirmesin veya götürmesin diye kapı tellerle bir ağacın altına bağlanmasıydı. Geçerken içine su koyuyordu o kapı bilen hayvansverler.

    Başın sağolsun Neo. Mahallemizin siyah tüylü yavrusunu kaybettik. Hastaydı, vitaminli süt, mama veriyordum ama veteriner arkadaşım tedavisi yok bunun dedi. Sandığım gibi basit bir soğuk algınlığı değilmiş. Annesi sütten çok erken kesmiş, mikrop kaptığı için, diğer yavrulara da bulaştırmasın diye dışlıyormuş. Bu sorunun bu kadar yaygın olması çok kötü. En azından susuzluk sorun olmasın hayvanlar için. Çabanı, sevgini gördükçe huzur duyuyorum Neo, teşekkür ederim.

    Sevgiyle.

  9. çok teşekkür ederim atze, evet bu kedilerin anne sütünden mahrum kalması meselesi yaygınmış, başka arkadaşlardan da duydum.

    çok üzüldüm sizin siyah tüylü yavru için… yaz – kış su koymak lazım, bizim buralarda var su kapları, bakıyorum hep içiyor kediler, yağmur suyu var filan diye ihmal etmemek gerek.

    ben de sana teşekkür ederim, çaban, sevgin için. yalnız değiliz duygusu mühim, bilmek iyi geliyor.

    sevgiler.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s