“ev”e dönüş

bu seferki başka olacak. anlatılabilir mi emin değilim. kelimelerle aram hep iyi oldu, ama bu sefer, manalı, tesirli bir şekilde ard arda dizebilir miyim onu da bilmiyorum. bir önceki yazıda bahsettiğim yolculuk kısmetse yarın sabah başlıyor. umreye gidiyorum, gidiyoruz. çok sevdiğim dostlarımdan bir davet aldım ve seve seve kabul ettim. bir gün gitmeyi hayal ediyordum ama gitme ihtimali belirinceye kadar bu kadar çok istediğimi bilmiyordum. vize işinin kesinleşmesi vakit aldı, belli olana kadar içim içimi yedi, çok dua ettim, sonunda da iyi haberi aldık.

hazırlıklar tamam, daha rahat edildiği için tercih edilen ferace (düz, uzun, sade elbise), pamuklu baş örtüleri, tavaf sırasında giyilecek patiğimsi ayakkabı, sevdiklerimin isimlerinin yazılı olduğu dua defteri, rahmetli anneannem ve dedemden yadigar tahta boncuklu tespih (üç boncuğu düşmüş, başka renkle tamamlamışlar) ve affedilmeyi dileyen kalbimi götürüyorum.

burada seyahatlerimi, gördüklerimi, yediklerimi-içtiklerimi anlattım hep, dediğim gibi bu seferki farklı, mahrem bir yolculuk. dönüşte yazacak halim olur mu, susar mıyım yoksa şen maneviyat* ziyaretimden notlarımla sayfalar doldurur muyum, göreceğiz.

sevdiklerimin adlarını anacağım orada, kalplerinin en çok dilediklerini ileteceğim ilgili makama ve selamlarını… bunca zamandır neolitik hanım’ı takip edenler olarak sizler için de dua etmek isterim.

bir önceki yazıda sümbülleri nasıl beklediğimi yazmıştım. endişeleniyordum biraz ben gitmeden açmazlarsa, ya göremezsem diye, beyazları salı günü, mor da cuma günü açtı. sümbüllerle uğurlanıyor, başdöndürücü başka kokuların vaadedildiği ev’e doğru yola çıkıyorum.

*şen maneviyat’ı çok sevdiğim şair cahit koytak’tan ödünç aldım.

Advertisements

10 thoughts on ““ev”e dönüş

  1. Canım;) Çok şaşırdım, bu yazı benim için sürpriz oldu hatta. Sormuştum ya sana, bu sefer yolculuk nereye diye, umreye gideceğini hiç düşünmemiştim. Çok içten bir veda mektubu yazmışsın Neocuğum, güle güle git, ve dön. Senin için en çok bunu diliyorum şimdi, ve lütfen şen maneviyat ziyareti olsun;)
    “affedilmeyi dileyen kalp”, ne şiirsel bir tamlama, sabahın bu saatinde şaşırttı, düşündürdü beni. Manalı ve tesirli dizmişsin yine kelimeleri canım, o konuda hiç şüphen olmasın.

    Aylardır ilk defa son bölümünü aldım nöbetin, biraz önce uyandım ve sekizde evime gideceğim. Yazını görmek çok çok iyi geldi bana, iyi yolculuklar olsun Neo. Sarılıyorum sana.

  2. “affedilmeyi dileyen kalbimi götürüyorum”… şimdi burada ağlıyorum. niye ağladığımı bilmiyorum. soruların, yanıtların önemli olmadığı, ‘anlam’ ın dili fazlalık bulduğu bir hal bu. mutfağa gidip bir sigara içeyim, yazıya öyle devam edeyim.
    ….
    neocum, senin için dua ettim. sağlıkla, mutlulukla git, gel. seni bekleyen sümbüller ve biz, döndüğünde, zaten sende olduğunu bildiğim o anlamdan çok uzağa düşmeyelim diye umuyorum; ona layık olalım. o çok sevdiğim kalbinin bir köşesinde olmayı hak edelim. iyi olma meselesini daha derin tartıştığın bu yolculuk bize de bu hayatta neyin kıymetli olduğunu hiç unutturmasın.

    her zaman kalbimdesin.
    seni seviyorum.

  3. Neo, çok sevindim. Hira dağına çıkarsan mağranın maymunları hala orada mıdır bilmiyorum, biraz yaramazlarmış, dikkat et olur mu? :) Huzurlu yolculuklar.

  4. Çok dokunaklı bir veda yazısı olmuş bu Neo. Burnumun direğini sızlattın, hem de çok fena:) Güzel bir yolculuk diliyorum sana. Bu sümbüllü uğurlamaya ben de katılayım istedim.
    Affedilmeyi dileyen kalbinle birlikte güle güle git. Çok sevgiler.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s