“yazdan bardaklarda soğuk sular içtim”*

– koskoca venüs de geldi geçti canlar… koskoca dediğime bakmayın, fotoğraflarda küçük bir şey olduğunu görmüş idik, ama gerçeği daha da minikti, güneş izleme gözlüğü ile zorlandık görmekte ama oradaydı. önce saat 12 noktasındaydı (amerikan aksiyon filmlerinde, “şüpheli  saat üç yönünde” derler ya, o hesap :) sonra yavaş yavaş ilerleyerek geçişini tamamladı. retinayı yakma korkusundan aralıklarla bakabildik, sonra da güneş buluta girdi ama yine de o muazzam harekete şahitlik edip, venüs’ün nezdinde kainatı selamladık mı, selamladık…

– neolitik hanım’ın mevsim geçişlerine ayrı bir ehemmiyet verdiği malumunuz. yaza, kışa, sonbahara girerken illa ki bir diyeceği  olur. bahara onca methiye düzmüşken yazın da hakkını vermek lazım diy mi? yazın saltanatı, iğdelerin arkasından baygın kokulu ıhlamurlarla başladı, sonra güller ve hanımelleri, bir de yaseminler…  çiçeğe böceğe kediye vs. hep bir alaka vardı ama şu fotoğraf çekme işini benimseyince instagram’da “botanik, ziraat ve kedi üzerine” diye tanımlanacak bir profilim oldu :) ha bir de her derde deva kırtasiye var, defterler, kalemler, kalem kutuları…

– keyfimin kaçtığı bir gün baktım yine kabalcı’dayım, o türlü türlü defterin arasında kendimi kaybetmişim, kareliler, çizgililer… klasik güney kore mamüllerinin yanında (morning glory, hastasıyız) yüzde yüz yerli malı, pek hoş tasarımlı defterler de var, hoşuma gitti, fiyatları da hesaplıydı üçer beşer aldım valla. sonra üst kata kitapların olduğu yere çıktım. bu ara okuma hızım epey düştü, öyle kalın kalın romanlar (murakami bile olsa) gözümde değil hiç, ince şeyler olsun, şiir olsun mesela? kapağı ve adını beğendim yaz tarifesi’ni (onur caymaz) aldım, bir de y’ol’u (birhan keskin). ha bu arada başka hiç kitap okumadım mı, okudum elbette, bir fırsatını bulursam yer yer gözlerim dolarak okuduğum vefa apartmanı’nı yazayım istiyorum bloga…

– hani “ne dilediğine dikkat et, gerçekleşir” derler ya, onu değüşük bir versiyonu ile karşı karşıyayız canlar… benim 1 nisan şakaları malumunuz, onlardan biri “ne dilediğine değil neyin şakasını yaptığına dikkat et” şeklinde tezahür etti benim için :) hangisi olduğu  şimdilik saklı kalsın ama hakkaten ne kapılar açılmak, ne sürprizler olmak :)

*başlık onur caymaz’ın – yaz tarifesi kitabından.

Advertisements

8 thoughts on ““yazdan bardaklarda soğuk sular içtim”*

  1. Yoksa kitabın mı basılacak Neo Hanım, hani şaka demişken:)
    Onur Caymaz’ı nasıl buldun? Ben pek severim de herkes sevsin isterim:)
    Ankara gül ve hanımeli kokuyor, baygın yaseminden kaçtığıma memnunum, bana bunaltıcı Antalya gecelerini hatırlatır çünkü.
    Yazınız güzel başlasın ve güzel geçsin efendim…

  2. Leylak Dalı’nın dileğine içtenlikle katılıyorum Neocuğum, hepimizin yazı güzel ve tasasız geçer umarım. Yazın hakkını verelim, evet, çok çektik gerçekten soğuktan.

    Bir de kitap olsun sürprizin, lütfen;)

    Çok sevgiler.

  3. çok güzel anlatmışsın yine. başlığa da bayıldım. bunu ‘kıştan tabaklarda köfteler yedim’ diye çoğaltasım var : )

  4. nibenka’ya katılıyorumi insan başlığa kendinden de bir şeyler eklemek istiyor. ben de “buğulu üzümler, buzlu bademler” yedim demek istiyorum.

    çiçek ve kedi serini yakından takip ediyorum;) bu tantanalı gündemin içinde bir bardak su gibi, iyi geliyor insana.

    bir de katırtırnağı vardır bilir misin, nefis kokar, bizim oralarda (tuzla’ya doğru;) öbek öbek açtılar, mevsimi ha geçti ha geçecek diye ödüm kopuyor.

    süprüz ne ola ki, merakta bıraktın bizi…

  5. Neocum bir de kapağında film afişleri olan defterler var, ben Nezih kitabevinde gördüm, çok güzel onlar da, sen aldığın defterleri ne için kullanıyorsun, ben alıyorum ama hepsini değerlendiremiyorum, bir defter yazısı rica ediciiim

    Vefa Apartmanı’nı gördüm de emin olamadım nasıldır diye, bak şimdi merak ettim, yazını bekliyorum

    Her günün yaz gibi güzel geçsin :)

  6. leylak dalı,

    şimdilik daha fazla ipucu vermeyeyim, gizem seviyoruz biliyosun :)

    onur caymaz’ı henüz tam okumadım, şöyle bir karıştırdım, bu dize çıktı karşıma, güzel olacak sanki.

    size de güzel yazlar olsun. ankara’nın hanımellerini hatırlıyorum, ne güzeldir yaz akşamları.

    ***

    justineciğim,

    sürprize biraz daha vakit var, bakalım :)

    yazın hakkını verelim evet, evde limonata yapalım, kabugunu rendeleyerekten. bir de daha çıkmadı ama vişne kompostosu nefis oluyor, soğuk soğuk.

    benden de sevgiler.

    ***

    nibenka,

    çok sevindim seni burada gördüğüme :) başlık için övgüler onur caymaz’a, ben sadece aktarıcıyım. senin çoğaltışın da pek güzel olmuş :)

    ***

    alkım,

    gündem öyle tantanalı oldukça ben çiçeklere ve kedilere daha çok kaçıyorum sanki. hep de karşıma çıkıyorlar türlü türlü hallerde, şanslıyım.

    katırtırnağı sarı mı oluyordu diyecektim, baktım, öyleymiş. kokusunu hatırlayamadım ama, bulsam da koklasam.

    ***

    serpil,

    gördüm o dediğin defterleri, iyi fikir gerçekten. valla doğru diyorsun bir defter yazısı yazmak lazım. benim banka, para pul hesabı tuttuğum bi defterim, umre notlarıyla başlayıp rüyalarla devam eden bir başka defterim, bir de ofisteki notlar için defterim var. bir sürüsü de boş duruyor şimdilik :)

    vefa apartmanını tavsiye ederim, yakın tarihe dair insanı ağlatan, içine işleyen bir kitap.

    ne güzel bir dilek dilemişsin, senin için de öyle olsun.

  7. imrenme ötesi duygu demek :) ben de venüs haberime justine dışında kimse bi şey demeyince, pek ilgi çekmedi diye düşünmüştüm, yanılmışım. bir öğle yemeğinde ayrıntılı anlatırım sana, olma mı?

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s