sevgili neolitik hanım…

epeydir ortalarda yoksunuz, “ortalarda” derken şu giderek metruk bir köşke, yabani otların sardığı bir ıssız bir bahçeye dönüşen bilogunuzu kastediyorum. ayıp olmuyor mu biraz? sizi instagramda, twitter’da görenler var, habire kediydi, buluttu fotoğraf çekiyor, çok sık olmasa da pek âlâ şakıyorsunuz? pekiy blogun suçu nedir kuzum? niçün ona böyle vefasız davranıyor, iki satırı esirgiyorsunuz? tamam, geçmiş yazlara göre koşturmacalı günler yaşıyor, “ahh nerede o eski   bol vakitlerim” diye hayıflanıyorsunuz ama bu kadar da olmaz ki canım! 

gerçi halinizi görünce size bir parça hak vermiyor değiliz, ofis işleri bi yandan, arada dışarı yaptığınız yazı-çizi işleri bi yandan, daha da mühimi, çıktığınız şen maneviyat yolculuğunun en kıymetli rehberini okuyabilmek için yeni başladığınız elifba dersleri bi yandan, sizin de işiniz zor be neolitik hanımcığım! bir ara, izlenmeyi bekleyen zilyon tane dizi için “internetten zaman da indirilsin” deyu dolanıyordunuz, şimdi yine aynı dilek dilinizde… ne diyelim zamanınız bereketlensin, çoğalsın, şu blogun tozunu da alırsınız belki…

ama bi dakka, siz aslında yazmıyor değilsiniz, gün içinde sizi elinizde birtakım şiir kitaplarını karıştırırken de görüyoruz, oralardan aşırdığınız dizeleri instagram fotoğraf altları dışında hangi mektuplara yazıyorsunuz bakalım? hmm? peki ya geçen gün dolmakalemle, bildiğiniz beyaz kağıda, özene bezene yazdığınız o mektup? tabiy, ondan da haberdarız, yaz tatili için anneannesi ve dedesinin yanına giden ayşegül’le mektuplaştığınızı biliyoruz. o ilk mektupta, ayşegül’e denizi, rüzgarı, bulutları, yediği dondurmaları sorarken, badem’i ve ofis kedisi malus’ün yaramazlıklarını anlatırken, ayşegül’ün mektuba nasıl sevineceğini düşününce gözleriniz nasıl da doldu… sizin gibi kendi yazdıklarından bu kadar kolay hallenen bir başka yazar daha var mıdır merak ediyoruz neolitik hanım :)

sitem mektubumuz biraz uzadı ama bunu hakettiniz, siz ki neolitik hanım’sınız, adınızı yazılan ilk mektup‘tan ilhamla kendinize seçtiniz, çok rica ediyoruz, bu kadar uzun aralar vermeyiniz ve yazınız e mi?

Advertisements

4 thoughts on “sevgili neolitik hanım…

  1. İyiymiş bu, kendine mektup yazma işi, sevdim;) Neo Hanım’ın yazılarını benim de gözlerim arıyor, diğer yerlerde zaten yok, buralarda olsun bari, ekmekçikız haklı, özlüyoruz.
    Çok sarılıyorum Neocuğum, kedi, bulut hiç fark etmez, lütfen daha sık yaz;p

  2. ekmekçi kız,

    yazıyı geçtim yorumlara bile vaktinde cevap veremez oldum, vay bana :) ben de özlüyorum. bakalım ramazan bereketiyle belki daha çok yazarım.

    sevgiler

    ***

    justinecim,

    “neo hanım yazılarını ben de özlüyorum” diyeyim de iyice dayaklık kıvama geleyim :) aslında iyi olurdu, bi sabah bi açıyorum, yeni bir yazı ama ben yazmamışım :P

    kedi, bulut, çiçek, ne bulursam yazayım inşallah.

    ***

    serpilcim,

    eskiden de ara verdiğim olurdu ama bu sefer epey bi boşluk oldu, toparlama niyetindeyim. ben de özledim sizi.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s